SANGUCHİ
NOT: Sanguchi sistemi ile ilgili tanıtıcı bilgi sitemizin videolar bölümünde sanguchi kategorisinde mevcuttur. http://www.sanguchi.com/tr/videolar-2/item/42-video-sanguchi.html
Sanguchi bir Türk Savaş Sanatı olarak insanın ve doğanın içinden gelen, tarih boyunca Türk milletinin savaş geleneğiyle beslenen, anlık reflekslerle donatılmış ve devamlı yenilik üretmeye yönelik bir sanat olma adına kendini geliştirmeye devam etmektedir.
Sanguchi'nin temelinde yatan felsefe, özgürlük ve sınırsızlıktır. Gereksiz karmaşıklıkları reddeder ve her hareketin en etkili ve en anlamlı olması için çalışır. Bir dövüşte her pozisyona karşılık gelen teknikler olsa da, asıl önemli olan doğaçlama yeteneğidir. Çünkü hayat da dövüş gibi, belirsizliklerle doludur ve doğru tepkiyi anlık olarak verebilmek hayatta kalmanın anahtarıdır.
Sanguchi, bir savaş sanatı olmanın ötesinde bir yaşam ve de yaşama felsefesidir. Her biri birer sanat eseri gibi işlenmiş teknikler, öğrencinin içsel savaşçı ruhunu uyandırır ve onu her türlü zorluğa karşı hazırladığı gibi öğrencinin yeni teknikler üretmesini zorlar. Bu sanat, sadece fiziksel bir egzersiz değil, aynı zamanda bir ruh ve yenilenme yolculuğudur. Öğrenci, tekniklerle sadece bedenini değil, aynı zamanda ruhunu ve zihnini de şekillendirir.
Sanguchi'nin kimliği, Türk milletinin tarihindeki savaş geleneğinden ve kültüründen beslenir. Bozkırın sert yaşam koşulları ve sürekli savaş hali, Türkleri savaşta ustalaşmış bir millet haline getirmiştir. Sanguchi, bu köklü geçmişiyle gurur duyar ve geleceğe taşır. Türk ve Uzakdoğu kültürlerinin buluştuğu noktada kendi özgün kimliğini korur ve sürekli geleceğe yönelik planlar yapmayı hedefler.
Sanguchi, sadece bir savaş sanatı değil, aynı zamanda bir yaşam tarzıdır. Bedenin, ruhun ve zihnin bir bütün olarak eğitilmesini savunur. Bu yüzden, antrenmanlar sadece fiziksel kondisyonu değil, aynı zamanda içsel gücü de geliştirir. Her bir hareket, bir savaş stratejisi gibi düşünülür ve öğrenciye, hayatta karşılaşacağı her türlü zorluğa karşı hazırlık yapmasını sağlar. Eğer öğrenci kendisine öğretilen tekniklerin anatomik yapısına uymadığını keşfederse kendi yetenekleri doğrultusunda kendine özgü ve kendinin isimlendireceği yeni teknikler geliştirmesinin önü açılır hatta bu kendini geliştirme yöntemine mecbur tutulur.
Sanguchi, doğanın ve zihnin kanunları ile uyum içinde olan, doğaçlama yeteneğini ve içsel gücü geliştiren bir sanattır. Türk milletinin savaş geleneğinden ve Uzakdoğu'nun dövüş sanatlarından ilham alarak yapılandırılmış, bugüne kadar geleneksel ve modern unsurları harmanlayarak kendine özgü bir kimlik kazanmıştır. Savaşın ve mücadelenin insan doğasının bir parçası olduğunu kabul eden herkes için, Sanguchi bir yol, bir rehber kendini geliştirme ve bir yaşam felsefesidir.
Sanguchi sistemi kendi içerisinde hiçlik,özgürlük,doğaçlama,üretme,tasarlama,isimlendirme,geleceğe miras gibi başlıkları kendisine şiar edinmiştir.
Dövüş anında kurgulama ve önceden planlanmış robotik uygulamalar olmadığından aslında Sanguchi kendi ekseni içerisinde yoktur. Saldırıya karşı daha önce ismi konulmamış ve belki de hiç çalışılmamış anlık reflekslerin gelişmesi ve anlık varoluş tekniklerinin ortaya çıkartırılarak uygulanmasıdır. İşte bu yüzdendir ki kurgulanmış bir isminin olması sistemin felsefesine aykırıdır.
Sistem öğrencisi dövüş anında Savunma ve Atak yapabilmenin Nasıl Gelişeceğini, Uygulanacağını kendi imkanları ve yeteneği ile Canlandırmalı ve anlık aktive ederek Hazırlayabilmeli sonrasında ise kendi ürettiği bu tekniğe İsim verebilmelidir. Özetle SANGUCHİ içerisinde öğrencinin tasarlayarak geliştirip isimlendireceği tekniklerin şahsına münhasır olmasıdır.
Sanguchi ismi Filolojik olarak anlamsız ve aykırı bir cümle yapısında olması aslında Sanguchi felsefesini tam olarak anlamlandırmaktadır. Sanguchi isminin dünya dil kültüründe ve Filoloji biliminde yerinin olmaması sistemin özünü ve ortaya konuş biçimini temsil etmektedir.
Her ne kadar sözcüğün CHİ kelimeleri Uzakdoğu kültüründeki iç enerji anlamını anımsatsa da aslında o kültür ile ilgili organik bir bağı yoktur.
S avunma - savun
A tak - hücum geliştir
N asıl – neden – niçin
G elişir – geliştir - gelişmeli
U ygulanır – uygula – uygulat
C anlandır - ortaya çıkar - üret
H azırlanır – hazırla - hazırlat
İ simlendir – özelleştir
AYHAN KISRURE
Her Türk asker doğar şiarının modern zamanda kaybolmaması, dijitalleşen dünyada sedanter yaşama daha çok uyum sağlayan bireyin körelmemesi için ömrünü savaş sanatlarına adamış olan Ayhan Kısrure, ülkemizde bu ihtiyacı karşılayacak olan özgün bir sistem geliştirmek için 1991 yılında çalışmalara başlamış, Türk tarihini referans alarak Sanguchi sistemini öğrencileri ile birlikte kurmuştur. Türk savaş sanatı Sanguchi aynı zamanda Uzakdoğu sporlarını bizzat yapan veya merak edip araştıranlar için savaş sanatları tarihinin kökenlerindeki Türk varlığını kanıtlaması ve gençlerimizin bu bilinçle yetişmesi adına çok önemli bir misyonu da üslenmek için yapılanmıştır.
Ayhan Kısrure Çok uzun yıllar birçok farklı savaş sanatlarını çalışmış ve tecrübe etmiş olmanın katkısının yanı sıra yeni ve modern savaş sanatı sistemlerinin ve tekniklerinin gereksinimleri ile birlikte bilimsel koşulların etkisiyle mümkün olduğu kadar yalın, pratik ve çok amaçlı olarak sanguchi'yi kurmuştur. Sanguchi sistemini çalışan öğrencilerin, kendini ve çalıştığı sistem Sanguchi’yi sürekli geliştirebileceği bir savaş sanatı olduğu gerçeğine inanmalarını öncelemektedir.
Sanguchi kurucusu Ayhan Kısrure, Türk tarihinde mücadele sanatları, Çin ve Türk tarihi, Kung-fu tarihinde Türk etkisi, Budizm Zen ve Kung-fu ilişkisi gibi konularda tarihsel belge ve kaynak niteliğinde olacak olan bir kitap çalışması yapmaktadır. Kaynak bir eser olması planlanan bu kitap Uzakdoğu sporları tarihinde Türk etkisi isimli başlık ile yakın zamanda yayınlanacaktır. Bu kitabın detaylarını ve içeriğini aktüelweptv ve Ayhan Kısrure'nin şahsi YouTube kanalında “Uzakdoğu spor tarihinde Türkler” isimli video serisinde bulabilirsiniz.
TEKNİK ve SİSTEM
Sanguchi’yi basitçe satranç oyunundaki mücadele akışıyla anlatabiliriz: Oyun boyunca her ne kadar önceden planlanmış hamleler akılda tutulsa da rakibin hareketlerine karşı aklın izleyeceği yol anlık çözümler doğrultusunda olacaktır. Sanguchi’ de dövüşün tüm olası pozisyonlarına karşılık teknikler vardır fakat Sanguchi dövüş anında tüm kalıpları reddedip, ana en özgür ve doğru refleksle cevap verebilmeyi temel prensip edinir. Anında karşılık verebilme refleksine sahip olmayı ve bir türlü doğaçlama ile mücadele edebilmeyi hedefler.
Sanguchi sınırsız dövüşmektir, gereksiz ön hareketleri ve kalıpları mücadelenin içerisinde kullanmaz. Teknikler, içerdiği tüm dekoratif unsurlardan hafifletilmiştir. Sonuca varmak için tüm kurgular gerçekçi düşünülmüştür. Çünkü; belli kavramların, prensiplerin ve sabitleştirilmiş tekniklerin çok kere provalaşmasının; yada tekrarlanmasının rakibin uygulayabileceği gelişi güzel bir harekete karşı başarılı olma olasılığını oldukça azalmaktadır. Böylesi bir hücum karşısında hafızada yüklü bulunan hareketlerin uygunluğu tartılırken ve uygunsuzluğu anlaşılırken (!) rakibe karşı epey zaman kaybedilecektir. Dövüşürken, bir salisenin dahi önemli olması en önemli ayrıntılardan birisidir.
Sanguchi ’de öğretilen tüm bağımsız hareketlerin bilinçli bir bütünlük oluşturabilmesi için düzenli çalışmaların üstünde öğrencinin ruhundaki savaşkanlığa kulak kesilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda öğrenci kendi anatomisine uygun teknikleri geliştirip hazırlar canlandırır hatta isimlendirir. Böylelikle Sanguchi, insanın köklü savaşma yeteneğini gün ışığına çıkarır.
METODSAL ÇALIŞMA
Durağan ve haraketli teknik kombinasyonları, bir egzersiz düzeniyle birlikte çalışılmaktadır. Buna alt yapı çalışması denir. Ancak bu çalışma, dövüşte kullanılacak kombinasyonları içermez, sadece doğru refleks gösterebilme antrenmanıdır.
Dövüşün fiziksel ve psikolojik sürecine göre değişebilen hücum ve savunma teknikleri, Sanguchi öğrenicisini dinamik kombinasyon teorileri uygulamaya zorlamakta, alıştırmaktadır. Bu nedenle antrenman disiplininde periyodik egzersiz ve teknik çalışmaları bulunmamaktadır. Daha çok birbirinden farklı, kopuk, sırasız ancak bilimsel olarak tanımlanmış ve kabul edilmiş tekniklerin çalışması yapılır.
Antrenman kondisyon ve kültür fizik hareketleriyle başlar. Öğrencinin o günkü durumuna göre bu egzersizin yoğunluğu çalıştırıcı Usta tarafından belirlenir. Diğer hareketlerde olduğu gibi kültür fizik hareketlerinde de bir sıralama ve kısıt yoktur. Yeterli esnemeden sonra karma teknikler, kombinasyonlarla antrenman sürer. Sadece yeni sporcular için temel oluşturması bakımından, kalıpsal çalışmalar yapılır.
URUŞ (Müsabaka) FORMATI
Sistem her ne kadar bağımsız ve özgür bir savaş sanatı olsa da öğrencilerin yeteneklerini sergileyebilme test edebilme ve de yarıştırabilmesi için kurallar dahilinde fırsatlar sunulması gerekmektedir. Sanguchi idealleri ve hedeflerinden biride sistemi dünya çapında tanınır ve uygulanır hale getirmektir. Bu yüzden diğer geleneksel ve modern savaş sanatları gibi yarışma ve gösteri formatlı disiplinler sistemin içerisinde çalışılmaktadır. Dövüş tekniklerinin uygulandığı müsabaka kategorisi çıplak el ve silahlı ,Tamga kategorileri ise yarışma formatı olarak sistemin tanınırlık yüzünü oluşturmakta ve bu bölümler Sanguchi kurultaylarında Sanguchi oyunları adı altında gerçekleştirilmektedir.
Sanguchi kuralları ile yapılan bu yarışmaların haricinde her Sanguchi Alp’i diğer mevcut tüm dövüş sanatlarında yarışabilme yeteneği ve cesaretine de sahip olmalı kendini test etmelidir. Çünkü bir Sanguchi dövüşçüsü, her rakibe ve her sisteme karşı net sonuca giden, kurgusuz dövüş tekniklerini rahatlıkla üretebilmeli ve o sistemlerin müsabaka tekniklerine kolaylıkla entegre olabilmelidir.Bu nedenle Wushu , Kıck Boks , Muay Thai , Karate Do , Taekwondo Do , Boks , Güreş vb. resmi federasyonu olan branşların yanı sıra henüz resmi federasyona kavuşmamış bağımsız sistemlerde elde edeceği başarılarla, başta milli sporcu olmak üzere Devletimizin imkanlarından yararlanabileceği her alanda Sanguchi Alp’i teşvik edilir ve bu yarışmalara katılması sağlanır.
TAMGA (Kata,Pumse,Tao lu)
Diğer branşlarda Kata ,Pumse ve Taoulu olarak Sanguchi’de ise Tamga olarak tanımlanan hayali dövüş sistemidir.Şimdilik 4 farklı olan Tamgalar Türk kültürüne uygun olarak dizayn edilmiştir. Tamgalar uygulanırken her Tamga bir Türk sembolünü oluşturur ve temsil eder. Yine Tamga içerisindeki teknikler, ata binen, kılıç ve ok kullanan savaşçılarla birlikte Türk mitolojisinde kutsal olan hayvanları da sembolize eder.Böylelikle Çin dövüş sanatlarından ortaya çıktığı iddia edilen ve hayvanlardan oluşan teknik ile stillerin aslında Türk kültürünün bir parçası olduğu da kanıtlamış olur.
Sanguchi sistemi tüm varlığını ve oluşumunu Türk mücadele ve savaş sanatlarının Dünyada kabul görmesi için yapılandırmış ve bu ideal uğruna devam ettirmektedir.
DONAT’LAR (KIYAFET)
DONAT LARIMIZ ( Giyim, kuşam, zenginlik, cömertlik) yani Kıyafetler Üç kategoride yapılandırılmıştır.
Birincisi Uruşkanlık yani dövüşürken, antrenmanda yada temaslı müsabakalarda kullanılan AFŞIN’dır.(Apçın,Opçın, Zırh,demir örgülü savaş giysisi) Afşın’lar üst sarı alt siyah gabardin kumaş ve Kurşag dan,yani kemer den oluşur.
İkinci Donat ise Tamga (Kata,pumse,Toulu) için kullanılan GÖRK (İhtişam, olağanüstü güzellik ve çekicilik, ihtişam,) ismi ile adlandırılır. Tamga’da kullanılan Donatlar da ise, yine üst sarı ancak zemini kurt ağzı desenli, alt kısım ise siyah saten kumaştan, kemer ise geniş ve geleneksel Türk kurşagı örnek alınarak yapılmıştır.
Yaz ayı antrenmanlarında üst giysi olarak KİDGÜ yani kısa kollu penye tişörtler kullanılmaktadır.
Tüm Donatlarda yani kıyafetlerde ,perçem yani logo ve perçem içerisindeki sembollerle tamamlanmaktadır.
ÜNVANLAR
Sistem içerinde Türk kültür ve geleneğine ait isimler kullanılarak hiyerarşi sağlanır.
Atahan,kurucu.
Atabay,Ataberk,Ataman,Yabgu,Tomris,Boşgur,Alp,Alpman,Akıncı,Alpagu,Böri,Börtecine,Asena,Batuga,Batur,Uruşkan gibi unvanlar sistemin hiyerarşik düzeni belirler ve yer alır.
PERÇEM (LOGO ARMA)
Sanguchi Perçem’i (arma logo) sistemin kültürel izlerini ve sembollerini içerisinde barındırır ve temsil eder.
Sanguchi Perçemi Sarı ve Siyah renklerden oluşur. Her iki renk de Türk kültüründe önemli bir yere sahiptir. Sarı renk merkez devlet yapılanmasını ve hakimiyet ile kudreti ifade eder. Türk kültüründe aynı zamanda sarı renk dünyanın merkezinin sembolü olarak da kullanılmıştır Siyah renk ise Savaş mücadele ile birlikte Kuzey yönünü de temsil eder.
Logo içerisinde Göktürkçe (Köktürkçe yazım dili ile )Türk savaş sanatı Sanguchi 1991 (kuruluş yılı) yazmaktadır.
Yuvarlak daire Türk kültüründe çok eski çağlardan itibaren var olan Kün, yani hilalin içerisinden kendini gösteren güneşi ile Dünyayı temsil ve sembolize eder. Bu sembol hükümdarlık iktidar ve en yüksek rütbe, yine Türk kağanlarının Kün den yani ay dan kut alması anlamını ifade eder.
Bu daire içindeki desen ise Türk kültürünün en önemli sembollerinden biri olan kurt izi veya kurt deseni olarak bilinir. Bu desen özellikle Türklerin kültürel anlamda temsil eden Halılarda motif olarak kullanılan Kurt izi, Kurt Ağzı veya canavar ayağı olarak da bilinir. Halı ve kilimlerde iyimserliğin ve korunmanın simgesi olarak kullanıldığı gibi Kurtların karanlıkta iyi görebilmesi nedeni ile bu motif ayrıca ışık ve güneşi de sembolize etmektedir.
Hilal ise görünüş ve biçim olarak iki anlam taşır. Yine Kün ile bir olan yani ayın bir biçimi olan hilal Türklerde gök Tanrı inancı temsil ettiği gibi İslam’ın son din olarak rücu etmesi ile genel olarak İslam’ı ve Kızılelmayı’da temsil eder.
Yıldız Türklüğü bağımsızlığı ,bereketi ve Türk bayrağını sembolize ettiği gibi 7 adet yıldız , Sanguchi deki 7 seviye kurşag yani kemer renklerini temsil etmektedir. Beyaz, mavi, yeşil, kahverengi, gri , Sarı siyah ve siyah renkler sıralamayı oluşturur. Sanguchi Türk kültürünü kendine referans aldığından perçemin içerisinde Ay ve yıldız sembolleri öne çıkar.
Türkler tarih boyunca bir çok Türk devletinin bayraklarında sembol olarak ay ve yıldız simgelerini kullanmıştır. Akhun , Hazar, Büyük Timur , Osmanlı İmpratorlukları , Altınordu ve Gazneliler devletleri geçmişte Hilal (Ay), Dünya ve yıldız sembollerini kendilerini tanımlamak için kullanmışlardır. Günümüzde ise Türkiye , Kırgızistan , Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kuzey Kıbrıs Türk cumhuriyeti ile birlikte Türk devletleri teşkilatı da Ay ,Yıldız , Dünya ve Güneş sembollerini devlet bayrak ve logolarında kullanmaktadırlar
Uluyan Kurt ise özellikle Ergenekon destanında yol gösterici bir unsur ve tabiki Türklüğü sembolize etmektedir.
İki Yumruk ise Sanguchi sisteminde saygı ifadesi anlamı taşıyan selamlamayı temsil eder.