MMA ve UFC Spor mu şiddet mi?
Ülkemizde son yıllarda kafes dövüşü olarak bilinen ve temeli UFC ,MMA,PRIDE’ye dayanan dövüş sistemi gün geçtikçe popülaritesini arttırıyor. Ancak gittikçe taraftarı fazlalaşan bu sistem popülerliği ile birlikte bünyesinde barındırdığı sert dövüş teknikleri ile tartışmaları da gündeme taşıyor.
Genel olarak MMA (mixed martial arts) yani karma dövüş sanatları olarak tanınan bu sistemin tarihi antik Yunan’a ve o dönemde gerçekleşen olimpiyat oyunlarına kadar dayanmak da. İlerleyen zaman diliminde (M.Ö. 300 ) Roma İmparatorluğunda gladyatör ve özel askerlerin çalıştığı teknikler ve daha sonra modern zamanda Pankreas olarak tanınan çalışma disiplini de yine UFC ve MMA dayandığı kökler olarak biliniyor.
Ancak bu sistemin modern tarihi 1920 li yıllarda Brezilya’da karma savaş sanatları adı ile başlıyor. Yakın tarih de Portekizce “kural yok” anlamına gelen Vale Tudo sisteminin Brezilya’dan Amerika’ya taşınması ile bu kuralsız sistemin modern temelleri atılmış. Jiu Jutsu sisteminin efsanesi olarak bilinen Royce Gracies 1992 yılında UFC’yi kurduğu biliniyor. UFC nin amacı farklı dövüş disiplinlerini karşı karşıya getirerek sistemlerin gücünü ortaya koymayı amaclamakta idi..Müsabaka kurallarından bağımsız olarak yapılan bu maçlar bir süre sonra aşırı şiddet içerdiğinden büyük tepkiler almaya başlamış ve bu tepkiler sonucu birçok eyalet de yasaklanan maçlara sonunda belirli kurallar getirilmiş.
12 farklı sıklete ayrılan sistemde yarım eldiven takma zorunluluğu da getirilmiş ayrıca saç çekmek, kafa atmak ve kasıklara darbe vurmak, kafa arkasına vurmak vb. gibi etik kurallar sıkletlere göre müsabaka içerisinde yasaklanmıştı. En önemlisi de beşer dakikalık rauntlar oluşturularak sistem serbest dövüş disiplininden sıyrılıp kurallar çerçevesinde spor branşı olmaya başladı.
UFC den sonra MMA ve ELİTE XC Japonya da PRIDE FC isimleri ile önemli organizasyonlar kurulurken günümüzde de AFFLICTION ve DREAM gibi alternatiflerde bu sporu sevenlere hitap etmeye çalışıyor. Özellikle Amerika, Japonya ve Rusya’da çok önemli izleyici kitlesine sahip olan bu dövüş sistemine ait özel TV. Kanalları dahi mevcut. Sistemin böylesine ilgi görmesinin en önemli nedeni dövüş anında kuralların ve koruyucu malzemelerin diğer branşlara nazaran çok daha serbest olması. Böylelikle yapılan maçlar oldukça sert, şiddetli ve bol kanlı geçmek de.
MMA'da ayakta ve yerde her türlü darbe, boğuşma, kilit, boğma teknikleri mevcut ve serbest. Yerdeki rakibe vurulabilir, boğma yada eklem kilitleriyle mücadele bitirilebilir genel olarak kafes dövüşü olarak tanımlanan bu sistem tüm dünya da popülaritesini gün geçtikçe arttırmak da.
Artan bu popülaritenin yanı sıra bu sistem bir spormu yoksa aşırı sertlik içeren adeta bir ego tatmin aracımı diye tartışmalar başladı. Maçlar esnasında koruyucu malzemelerinde olmaması nedeni ile oldukça kanlı geçen sahneler bu iddiaları güçlendirmek de. Özellikle Uzakdoğu spor branşların da bulunan dövüş tekniklerinin yanı sıra felsefe alt yapısı bu sistemlere sportif kimlik kazandırmak da. Ancak MMA ve UFC sistemlerinde böylesine bir felsefenin ve alt yapının olmaması tartışmanın boyutunu da güçlendiriyor.
Güce dayalı bir sistem olarak öne çıkan kafes dövüşü veya MMA yada UFC diye tanınan bu sistem şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada tartışmaların tam ortasında olacağı muhakkak.
HER ŞEY TÜRK DO SPORLARI İÇİN.