KARATE DO
Ülkemizde Uzakdoğu sporları denince ilk akla gelen terim karate dir. Çocukluğumuzda sinemalarda veya televizyon ekranlarında Do sporları ile ilgili herhangi bir gösterim olsa veya siz Kung-fu, Taekwon-do, Judo vb. herhangi bir branşı çalışsanız dahi, büyüklerimiz bu faaliyetlere Karate der ve konuyu özetlerdi. Evet, Türkiye de her Do sporu Karate olarak tanımlandı. Bunun en önemli nedeni ise ülkemizde ilk disiplinli Do branşı çalışmaları Judo ile birlikte Karate sistemi ile gerçekleşmiş ve insanımız ciddi anlamda Do sporları gerçeğini Karate ile tanımıştı. Karate ismi o kadar kanıksanmıştı ki 1985 lerdeki Bruce Lee ve kung-fu fırtınası bile Karate olarak tanımlanmıştı. KARATE-DO NEDİR? Kelime anlamı olarak KARA :Boş ,TE :El ,DO : Yol, yani kısaca KARATEDO, Boş El Yolu' dur.
Mücadele sporlarının başlıcalarından olan Karate-do, bugün tüm dünyaya yayılmış, 30 milyon sempatizanı bulunan, Kıtalar ve Dünya şampiyonaları düzenlenen müthiş bir sistemdir. Karate-do ayak, yumruk, dirsek, diz ve diğer vücut kısımlarının vuruş için bilimsel olarak kullanıldığı bir dövüş yöntemidir.
Tüm Dünya' da Silahlı Kuvvetler ve Polis örgütleri tarafından benimsenen Karate-do, modern kendini koruma sanatları içinde en popüler lerinden biridir. Beyaz renkli kıyafetleri disipline dayalı çalışma metodu ve felsefe ile yoğrulan sistemi ile Dünya da en fazla çalışılan branşlardan biridir. Yine Karate-do başlığı altında birçok stil ve sisteme ayrılarak dev bir ağacın kolları gibi çok geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Özellikle çalışan kişide ruhsal denge ve psikolojik rahatlamayı sağlayan bu branş çocukların gelişiminde de çok önemli katkılar sağlamaktadır.
KARETE-DO TARİHİ
Mücadele sporları Tarih öncesi devirlerden başlamak üzere, Sümer, Hitit, Mısır duvar süslemeleri ve belgelerinde resmedilmiş, el ve ayak vuruşları ile yapılan spor türlerinin varlığını kanıtlanarak çok eski zamanlara tarihi dayanmıştır. Karate-do sporunun Japonlar tarafından stilize edilerek, Dünya' ya tanıtılmasının da uzun bir öyküsü vardır. Budizm’i yaymak için Hindistan' dan Çin' e gelen dönemin ünlü rahipleri, Egzersiz olarak başladıkları ve Shaolin, Kempo, Chuan Fa gibi isimlerle adlandırdıkları çalışmaları zaman ilerledikçe siste matize etmişlerdir. 1600 yıllarında Çin' in Okinawa adasını işgal etmesi ile askerlerle ve daha sonra ticari gemilerle buraya gelen rahipler ve dövüş sanatını çalışan tüccarlar sayesinde OKİNAWA - TE kurulur.
1869 yılında Okinawa' nın Shuri kentinde doğan Funakoshi GİCHİN, 11 yaşından itibaren ünlü ustalardan karate dersleri alarak, o da ünlüler arasına girer ve 1917 yılından itibaren tüm Japonya' da Karate-do' yu tanıtır. Eski bir Jui Jutsu eğitimi de görmüş olan Gichin, Ju Jutsu ve Kendo tekniklerinden de yararlanarak, Karate-do' yu modern bir spor haline getirir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki bu tarih dilimi şu an Dünyanın en büyük federasyon ve sistemine sahip olan shotokan karate için geçerlidir.
Birçok farklı Karate sisteminin kurucuları ve çalışanları Karate tarihini Gichin’den çok daha gerilere götürür ve shotokan sistemini aslında kabul etmezler. 1948 yılında Gichin tarafından Japon Karate Birliği, 1955 yılında da Japon Karate Federasyonu kurulur.
1957 yılında Gichin' in ölümünden sonra öğrencileri bunu Dünya sanatı haline getirirler. Shotokan ismini alan bu sisteme zaman içerisinde karşı çıkışlar ve yetersiz olduğu konusunda fikirler oluşur. Böylelikle shotokan karatenin bünyesinden kurucularında artık efsane olduğu kyokushin,ashihara,gibi farklı ve modern sitemler türer. Yine farklı Karate stillerinden WADO-RYU,KYOKUSHİN,ASHİHARA,NANBUDO,TONFA, GOSHİNDO,KATORİ SHINDO RYU,JİKİ ŞEN KAGE RYU, NAGİNATA DO, KENDO,ONOHA İTTO RYU,ŞİNTO RYU, SHINTAİDO,KYUDO, HAKKO RYU,YAGYU-SHINKAN olarak sayabiliriz.
TÜRKİYE’DE KARATE-DO. Türkiye' de ise Karate-do, 1960' lı yıllarda tanınmaya başlanmıştır 1962 yılında modern Judo' nun ülkemize gelişi ile beraber, aynı kültürün ürünü olarak Karate-do da çalışılmaya başlamıştır. Karate-do' nun ilk ustaları ve önderleri ni hatırlayabildiğim kadarı ile yazmak istiyorum. İbrahim ÖZTEK, Namık EKİN, Berkol ÖKTEN, Natık CANCA, Metin ALTINZİNCİR, Hakkı KOŞAR, Ferhat ÖZSERT, Ahmet DOĞANER ve Enver HANCI gibi sporcular değişik ekollerde yurt düzeyinde karate do sporunu yaymışlardır.
Daha sonra yetişen Atilla ÇELİKTÜRK, Hakan ALPAY, Alev ORAL, Ömer DOĞANLAR, Mehmet AYGÜN, Hamit ŞAHİN, Ali KOCA, İsmet TURNA, Aydın İNCE ve Şaban TURAN bu değerli hocalarımız gibi isimlerini buraya yazmayı unuttuğumuz ki onlardan özür dilerim birçok Karate-do sevdalısı sporcular da Türk karatesinin gelişmesinde ve yayılmasında etkin rol oynamışlardır.